logo

Sapanca gölü hikayesi, resimleri


Sponsorlu Bağlantılar


Dünyanın en güzel gölleri arasında yer alır aslında sapanca siz bakmayın ülkem’de pek gelişemediğinde çevre düzenlemesinin yapılmadığına doğal güzellik olarak en güzeller arasında yer alır.

Sapanca hikayesi aslında gönlü kırılan bir dervişin hikayesidir, bu hikaye kimine göre gerçek kimine göre hikayedir. güzel sapanca gölümüz nasıl oluşmuş birde hikayemizden dinleyelim biz bunları.

Bir zamanlar Sapanca gölünün yerinde, verimli topraklar, bu toprakların üzerinde de zengin, varlıklı bir kasaba varmış. Kasaba halkı zenginmiş, varlıklıymış ama, gözlerini dünya malı bürümüş, bencillik ve cimrilik ruhlarını karartmış.

Bir gün, Adapazarı’nın güneyindeki Erenler tepesinde oturan, gözünü dünyaya kapamış, gönlünü aşk ve sevgiyle doldurmuş erenlerden bir eren, bu kasabaya inmiş. Selam vermiş, selamını almamışlar, konuk olmak istemiş, kimse “buyurun” dememiş, hangi kapıyı çaldıysa yüzüne kapanmış, bu fakir, fakat gönlü zengin dervişe bir bardak içecek su bile vermemişler. Derviş gönlü bu, bir kırıldı mı onarılmaz, onarılsa da faydası olmaz.

Akşama değin yorgun-argın, aç-susuz kasabayı terk ederken, ötelerde küçük bir kulübeden sızan mum ışığına doğru yönelmiş, bir de bu kapıyı çalayım, belki bir gönül yoldaşı bulurum diye düşünmüş. Bu, kasaba halkına sapan yaparak geçimini sağlayan fakir bir sapancının iş yeriymiş.

Kapıyı çalmış, az sonra sapancı güler yüzle konuğuna açmış kapıyı:

Buyurun, hoş geldin, safa geldin. Ocaktan tencereyi şimdi indirdim. Bir konuk göndermesi için Tanrı’ya niyaz ediyordum, demiş. Derviş memnun, baş köşeye oturmuş. Sapancı sofrayı kurmuş, nesi var, nesi yoksa dervişin önüne getirmiş. Yemekten sonra, içi talaş dolu yatağını sermiş, konuğunu yatırmış. Sabah, erkenden kalkmışlar. Derviş, Sapancı’dan izin istemiş, Sapancı da onu karşıdaki tepelere kadar uğurlamış.

Dönüşünde bir de ne görsün. Kasabanın yerinde koca bir göl var. Ne ev-bark kalmış, ne tarla-tapan. Koca göl, hepsini bir anda yutuvermiş. Kendisinden başka hayatta kimsecikler yok. Dervişin ahı tutmuş, kırılan bir gönül, bir kasabaya mal olmuş. O günden sonra, bu koca göle Sapançı adını vermişler.

Tabi zamanla sapançı gölü ismini değiştirerek sapanca gölü ismini almiş yakın zaman içerisinde su çekildiği zamanlarda sapanca gölü ortasinda çift minare gözükdüğü söylenir bu minareler  su altinda kalan köyün minareleriymiş.

 

Sponsorlu Bağlantılar




Etiketler: >

Benzer Konular

“Sapanca gölü hikayesi, resimleri” Konusu İçin 1 Yorum Yapıldı

  1. bir başkadir dedi ki:

    bir başkadir sapanca taşı, toprağı, güneşi, gölüyle muazzam bir yer

Yorum Yapınız